İçeriği paylaş

tasarım

Temel Tasarım: Konu Alanlarına İlişkin Öneriler

TEMEL SANAT EĞİTİMİ

K o n u

Atatürk ve sanat. Sanatın önemi ve gerekliliği, Bilim ve sanat. Tasarım, araştırma, yaratıcılık, görme, algı .

K o n u

IŞIK

* Düzenleme
* Ton çubuğu - Yorum

MALZEME :
Kurşun kalem, resim kağıdı..

AMAÇLAR :
* Temel malzeme olan kurşun kalem ve kağıdı en ince özelliklerine göre tanıtmak ..
* Düzenlemede ışığın açık - orta - koyu değerlerinin öğrenciler tarafından doğru görülebilmesini sağlamak.

K o n u

NOKTA

* Nokta elemanı ile soyut düzenleme ( siyah – beyaz )
* Doğadan seçilen formun açık - koyu değerlerinin noktayla çalışılması
* Farklı programların kendi diliyle, tekniğiyle “nokta” konulu yorum. İlişkilendirmeye, yaratıcılığa dayalı bir çalışma, tasarım, gösteri vs.

MALZEME :
Resim kağıdı, kurşun kalem,cini mürekkebi,fırçalar, çeşitli uçlar, rapido,pilot k

AMAÇLAR :
* Resmin temel elemanı olan noktanın resim dilindeki önemini kavratmak.
* Sanatta, yaşamda, bilimde nokta,
* Biçimi oluşturan elemanlardan nokta ( tanımı ) ile yüzey değerlendirmesi
* Farklı disiplinlerle “nokta” konulu ortak bir çalışma yapma, ortak bir düzenleme tasarlama.

K o n u

ÇİZGİ

* Çizgi üzerine araştırma ve denemeler
* Çizgi çeşitleri ( şekillerine, kalınlıklarına, koyuluklarına göre )

Renkler

RENK

Ekşi : Hava prensibi = Sarı - Limon - Turunçgiller
Tuzlu : Su prensibi = Yeşil, yeşil - mavi - lahana, pırasa
Tatlı : Ateş prensibi = Kırmızı, pembeye kadar - elma
Acı : Yer prensibi = Derin maviden viyolete kadar – patlıcan

( Newton, Chevral ( Şevral )-, Helmholtz ( Helmaz )-,Empresyonistler renk üzerine araştırma yapmışlardır.)
Işınların tümünü alan bir yüzey hepsini olduğu gibi yansıtırsa söz konusu yüzey beyazdır. Siyah cisimler ise gelen ışığın hepsini yutar. Kırmızı cismin bu rengi, kırmızı hariç bütün ışınımları yutarak alıkoymasından kaynaklanır. Eğer bütün ışınımlar eşit oranda yutulursa cisim gri gözükür. Şu halde renk maddenin ışık üzerine etkime tarzından başka birşey değildir ve Tundall' ın ifadesine göre ışığın uğradığı işlemin sonucudur. ( Dalga boyu en kısa kırmızı, en uzun mor dur. )

Renklerin Algılanan Etkileri / Anlamı

MAVİ : Koyu tonlarda ya da yoğun olarak kullanıldığında moral bozan, kasvet veren bir etki, açık tonlarda kullanıldığında veya beyazla karıştırıldığında yatıştırıcı ve güven veren bir etki yaratmaktadır.
Mavi sindirmeyi ve korumayı sembolize eder.

YEŞİL : Kullanıldığı mekanda sakin, barışçıl, hassas, yumuşak bir etki yaratmaktadır. Neşe ve sükuneti ifade etmektedir.

SARI : Kullanıldığı mekanda uyaran, neşelendiren, dikkat çeken bir etki yaratmaktadır. genişlemeyi, iletişimi ifade etmektedir.

KIRMIZI : Kullanıldığı mekanda heyecanlandırıcı, uyarıcı bir etki yaratır. Beyazla karıştırıldığında cana yakın bir etki uyandırmaktadır. Kırmızı enerji ve gücü ifade eder.

PEMBE : Küçük alanlarda kullanıldığında zenginliği ve önemi vurgular, geniş alanlarda ise rahatsız edici bir etki yaratmaktadır.

KAHVERENGİ : Kullanıldığı mekanda mutsuz, kederli ve melankolik bir etki yaratmaktadır. Ancak sarı veya beyazla birleştirildiğinde dinlendirici ve rahatlatıcı bir etki yaratmaktadır.

GRİ : Maviye doğru giden tonlarda kullanıldığında kasvetli, beyaza doğru giden tonlarda kullanıldığında ise huzurlu bir etki yaratmaktadır.

BEYAZ : Kullanıldığı bir mekanda güneş ışığını yansıtıyorsa uyarıcı, neşeli bir etki yaratmaktadır.

Renklerin Psikolojik Özellikleri

Ateşin sarı - kırmızı rengi sıcak renk çağrışımını; buzun mavi - yeşil rengi soğuk renk çağrışımını oluşturması, rengin sıcak ve soğuk renkler olarak ikiye ayrılmasına neden olmaktadır.

SICAK RENKLER : Kırmızı, sarı, turuncu
SOĞUK RENKLER : Yeşil, mor, mavi

Ara renklerden mor ve yeşil kendilerini oluşturan sıcak ve soğuk renklerin miktarına bağlı olarak değişir. Kesin bir sınır koymak mümkün değildir. Renk, görsel olarak algılanan, bir çok duygusal etkinliğe sahip olan ve estetik amaçlara hizmet veren bir elemandır.

Rengin yapısal niteliklerine bağlı olarak duygusal etkinlikleri aşağıda özetlenmektedir.

1- Renk kullanıldığı mekanı etkilemektedir. Örneğin bir mekanda parlak renklerin yoğun olarak kullanılması heyecan ve neşeli bir etki yaratırken; sakin ve pastel tondaki renkler dinlendirici bir etki yaratmaktır.
2- Mekana birlik ya da çeşitlilik kazandırır. Sıcak veya soğuk grup içindeki benzer renk düzeni veya tek renkten oluşan bir düzen birlik duygusuna katkıda bulunurken; farklı renklerden oluşan bir düzen çeşitlilik duygusu vermektedir.
3- Malzemenin öz - niteliğini ifade eder
4- Renk formu belirler. Bir çizgi, iki boyutlu bir yüzey ya da üç boyutlu bir hacim, çevresiyle, geri planıyla karşıt renklerin kullanımıyla belirlenmektedir.

Temel Tasarım: Renklerin Özellikleri

Hue - Renk: Bir rengi diğerinden ayıran niteliktir. Hue, renk tekerleğinde ya da spektrumunda rengin durumunu gösterir. Kırmızı, sarı diye adlandırdığımız kavramlar hue ( renk )' tir.

RENKLERİN GENEL SINIFLANDIRILMASI

KONTRAST / ZIT RENKLER

Sarı ------------------ Mor
Kırmızı --------------- Yeşil
Mavi ------------------ Turuncu

ARMONİ / BÜTÜNLEYİCİ RENKLER

Mor ------------------ Mavi
Kırmızı -------------- Orange
Sarı ----------------- Yeşil

RENKLERİN ETKİLERİ

Mekan içindeki konumlarına göre değişiktir.

TURUNCU

Üstten Koruyucu, himaye edici
Yandan Sıcak, cana yakın
Alttan Yakıcı

KAHVERENGİ

Üstten Ağır,örtücü
Yandan Toprak gibi kuşatıcı Yersel, toprağımsı,
Alttan Emniyetli

AÇIK MAVİ

Üstten Hafif,göksel,uçma isteği
Yandan Soğuk,uzaklaştırıcı
Alttan Düz pürüzsüz harekete geçirici

SARI

Üstten Hafif, açık, neşeli
Yandan Teşvik, tahrik edici, Ayaklandırıcı, Uyarıcı
Alttan Zıplama hissi

SICAK - AÇIK RENKLER

Üst : Fikri çalışmayı hızlandırıcı
Yan : Aktiflik verici, yakınlık hissetme
Alt : Kolaylaştırıcı, Hafifletici

SICAK - KOYU RENKLER

Üst : Kavrayıcı, örtücü, ağır,
Yan : Kavrayıcı, çevreleyici, enerji dolu, saran, kuşatan

Temel Tasarım: Işık - Gölge

Modelin hacim ve derinliğinin belirgin hale gelmesini sağlayan kavrama ışık-gölge denir. Işık kaynakları güneş, ay ve suni aydınlatma araçlarıdır. Işık kaynağı eşyanın her tarafını aynı derecede aydınlatmaz. Işığa yakın olan yerler aydınlık, ışığı görmeyen ve uzak yerler karanlık, ışık ve gölge arasında kalan yerler ise eşyanın esas rengini verir. Işığın aydınlatma derecesine ton denir. Bir kaynaktan aydınlatılan varlıkların ışık ve gölge durumunu incelersek başlıca 4 değer görürüz.

1- Açık ton ( ışıklı kısım ): Işığın eşya üzerine doğrudan doğruya geldiği en aydınlık kısımdır. Bu kısım eşyanın öz rengini vermez.

2- Öz ton :Işığın eğik olarak geldiği olarak geldiği, yansımaların ve parlamaların olmadığı kısımdır. Bu kısım eşyanın öz rengini verir. Yuvarlak cisimlerde bu bölge açık tonla koyu ton arsında bir geçiş yaptığı için bu kısma pasaj denir.

3- Koyu ton ( öz gölge ): Eşyanın ışık almayan, en koyu olan kısımdır. Açık - koyu ton, bir rengin ışıktan gölgeye geçerken aldığı ton dereceleridir.

4- Düşen gölge : Eşyanın fona ya da zemine düşen gölgesidir. O eşyanın biçimini yansıtır. Eşya üzerindeki ışığın yansıması ile fon üzerinde meydana gelen aydınlatmaya ise refle denir.

Temel Tasarım: Renk

Işığın kendi öz yapısına veya cisimler tarafından yayılma şekline bağlı olarak göz üzerinde yaptığı etkidir.

Çeşitli cisimlerden yansıyarak gelen ışınların görsel algı sonucu kişide oluşturduğu duygudur. Diğer bir deyişle renk Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak görme duyumuzda bıraktığı etkiye denir. Güneşli bir günde renklerin daha parlak ve canlı olmaları, kapalı havada ise parlaklığını ve canlılığını kaybetmeleri ve olduklarından koyu görünmeleri rengin ışığa bağlı olduğunu gösterir. Işık olmadığı zaman herşey, şekil ve renk olarak karanlıkta kaybolur. Fizikçi Isaak Newton 1676’da, prizma yardımı ile güneş ışığının kırılmasını sağlamış ve renklere ayrışan tayfını net bir şekilde göstermiştir. Güneş ışığı bir prizmadan geçirilince 7 renk grubu meydana gelir. Güneş ışığında depo olmuş bu renkler bir eşya üzerine geldiğinde o cisim renklerin bir kısmını yutar, bir kısmını da yansıtır. Bu olayın sonucunda cisimler bize yansıttığı renkte görünürler. Güneş ışığındaki renk grubunun uçları birleştirilirse de renk çemberi meydana gelir.

Bir görme olayında :

* Işınların göze gelmesi --- Fiziksel
* Bu ışınların karşısında gözde ortaya çıkan işlemler --- Fizyolojik

Temel Tasarım: Kolaj

Elişi kağıtları, gazete kağıtları, dergi vb. kağıtlar kısaca her tür malzeme istenirse yırtılıp ya da makasla kesilip bir yüzey üzerine yapıştırılarak düzenleme yapılır. Resimler ya parçalanarak ya da bütün olarak değerlendirilebilir. Kağıdın dışında başka malzemelerde kullanılabilir.( İplik, kumaş, makarna vs.)Sonuç olarak sanatsal nitelik taşımayan malzemeler bir araya getirilerek kompozisyon oluşturulur. Böylece sanatsal bir anlam yüklenir. Dada cılarca yaratılmış bir tekniktir.

Kolaj çalışmalarından örnekler; J. Uelsman ( foto ), Man Ray, Picasso, Max Ernst ( asamblaj )

Temel Tasarım: Yağlı Boya Resim

YAĞLI BOYA RESİM TEKNİĞİ

Rönesans’tan günümüze kadar en çok uygulanan ve kabul görmüş resim tekniğidir. Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir.Yapılan resimler uzun ömürlüdür.Temizlik ve bakımı kolaydır. Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara yağlı boya denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri, üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır. Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için: Resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.

Temel Tasarım: Guvaş Boya İle Resim

Kapatıcı bir tekniktir. Guvaş boya su ile çok az inceltilir. Üst üste sürülerek çalışılır. Kolay bir tekniktir. Su ile inceltilmesi bakımından suluboyaya, üst üste sürülmesi bakımından ise yağlı boya tekniğine benzer. Açık tonlar beyazla elde edilir. Koyu tonlarda renge siyah katılarak elde edilebilir.( Açık - koyu) Ayrıca ışıklı yerlerde sarı , turuncu, gölge yerlerde de mavi, mor renkler kullanılabilir.( Işık - gölge )

Guvaş boya tekniği ile yapılan çalışmalardan örnekler; Kandisky, Klee, A. Archıpenko,

Temel Tasarım: Sulu Boya Resim

Konu kağıda ya hiç çizilmeden ya da çizilerek suluboya çalışılabilir. Ancak suluboya şeffaf bir boya olduğu için çok hafif çizilmelidir. Daha sonra kağıt hafifçe nemlendirilmeli, mümkünse kenarlarından yapıştırılmalıdır. Fırçalardaki renk üst üste değil yanyana sürülür. Kağıt nemli olduğu için renkler kaynaşır ve çok güzel pasajlar ( geçiş ) oluştururlar. Açık tonlar su ile inceltilerek elde edilir. Kağıdın beyazlığından dolaylı olarak yararlanılır. Önce açık ve geniş yerler boyanır. Çünkü açık yerleri koyulaştırmak kolaydır. Beğenilmezse değiştirilebilir. Koyuyu açmak zordur. O da bir dereceye kadar nemli süngerle başarılabilir. Geniş alanlarında öncelikli boyanması, çalışma esnasında kağıdın kuruyacağı içindir. Kuruyan yerler tekrar sünger, pamuk ya da fırça ile nemlendirilir. Kağıt çok sulanırsa sonuçlar olumsuz olur. Kullanılan boya tüplerdeyse palete sıkılır ve sulandırılarak kullanılır. Eğer kuru cinsten ise çalışmaya başlamadan önce yumuşasın diye üzerine bir kaç damla su damlatılır. Yanımızda bir deneme kağıdının olmasında yarar vardır. Ayrıca en az iki su kabı olmalıdır. İnce ve kalın suluboya fırçaları da çizgisel ve lekesel çalışmalar için gereklidir.

Temel Tasarım: Lavi Resim

Çini mürekkebinin sulandırılmasıyla yapılan bir çalışmadır. Tek renk suluboya da kullanılabilir. Konu kağıda hafifçe çizilir ya da çizilmeden çalışılabilir. Sonra kağıt hafifçe nemlendirilir. Kenarları selobantla tutturulabilir. Kağıttaki fazla su süngerle alınır. Açık ve geniş alanlar önce boyanmalıdır. Açık ton beğenilmezse sonra değiştirilebilir. Koyu yerleri açmak zordur. Kurumadan ya da sulandırılarak açılmaya çalışılabilir. Kağıt kuruyacağı içinde önce geniş alanlar boyanmalıdır. Kağıt kuruduğunda sünger ya da pamukla tekrar nemlendirilebilir. Suyun yardımıyla siyahla beyaz arasında bir hayli ton elde edilir. Yalnız çalışmanın titizliği açısından en az iki su kabı bulundurulmalıdır.

Lavi çalışmalardan örnekler; H. Tohaku, Rembrandt, Goya, Turner

Temel Tasarım: Siyah - Beyaz Resim

Siyah lekelerin beyaz kağıt üzerinde dengeli dağılması, siyah - beyaz çalışmayı oluşturur. Siyah çini mürekkebi ya da siyah guvaş boya ile çalışılır. Mürekkep sulandırılmadan çalışılır ve kağıt ıslatılmaz. Açık yerlerde doğrudan kağıdın beyazlığından yararlanılır. Koyu yerler mürekkeple boyanırken gri yerlerde çizgi kullanılır. Açık - koyu dengesine dikkat edilmelidir. Siyah kağıda beyaz guvaş ile de çalışılabilir.. Kolay ve zevkli bir tekniktir.

Bu teknikle çalışma yapan sanatçılardan birkaç örnek, Kandisky, A. Beardsley, K.Schmidt-Rottluff, E.L.Kirchner, A. Derain, F. Marc, E. Barclach, J.H. Arp, P. Picasso, R.Motherwell, F. Kline, L. Nevelson A.L. Coburn ( Fotoğraf ) A. Sander ( Fotoğraf )

Temel Tasarım: Yaratıcılık

Yaratıcılık, eleştirel bakmak, yeni önermelerde bulunmaktır. Daha önce aralarında ilişki kurulmamış nesneler yada düşünceler arasında ilişki kurulmasıdır. Alışılmışın, bilinenin dışında, farklı, yeni, özgün olmak, problemi görmek, farklı çözüm yollarından giderek yeni sonuçlar çıkartmaktır. Yaratıcılık dünyayı, kendimizi değiştirme eylemliliğidir. Sanatsal yaratma, değiştirme sürecinde öznel iç yaşantının farklı dışa vurumudur. İnsanın deneyimleri, duyarlılığı, algılama tavrı ile yeniden üretimi gerçekleştirmesidir. Rüyalar, hayal gücü, espri ve düşünsellik, dikkat, yargılama, uslamlama sonucu oluşturulan eylemde sonuca farklı yollardan ulaşmadır yaratıcılık. Yaratıcı insan, yaratıcı süreç içinde geçmişinden, entelektüel birikiminden, deneyimlerinden,algılarından, hayal gücünden yararlanarak, çevresini bu bağlamda değerlendirip aktarma yetisi çerçevesinde sezgi ve araştırma ile özgürce yaratıcı ürünler, yapıtlar oluşturur, farklı önermelerde bulunur. Bu nedenle mevcut olaylar, kuramlar yeniden ele alınır, ancak bakış açısı farklıdır. Gidilen yol orijinaldir. Varılan sonuç özgündür. Bu duyarlılık sürecinin sonucunda yenilik vardır.

Yaratıcılık sanat yapıtında olduğu kadar, bilimde ve güncel yaşamda da geçerlidir. Corbusier, “yaratıcılık sabırlı bir araştırmadır” demiştir. Bilgi ve deneyim birikiminden yararlanarak sentezleme sonucu yeni ürünler ortaya koymak gerekir yaratıcılık söz konusu olduğunda. Birbiriyle farklı olan, ilişkisi olmadığını sandığımız şeylerin ilişkisini kurmak ve yeniyi yaratmak gerekir. Matisse, “görmek yaratmanın başlangıcıdır” demiştir. Yaratma bir serüvendir, bir heyecandır, bir duyarlılıktır, kuvvetli bir hayalgücüdür. Bunun için de görmeyi bilmek gerekir.

Temel Tasarım: Ekler "Nokta" Üzerine

Hiç noktanın yaşamınızdaki yerini düşündünüz mü?

Nokta düzensizliğin içinde ilk düzen elemanıdır. Yer belirler. Nokta, görsel anlatımın temel ögelerinden biridir. Tek başına durgunluğu ifade eden nokta çoğaldıkça giderek dinamizme, ritme ya da karmaşaya dönüşebilir. Noktalar yanyana geldiklerinde birbirleriyle ilişkiye girer. Yaşamda da böyle değil midir? “Bir elin nesi var iki elin sesi var”, denmez mi? İnsanlar yanyana gelince yarattıkları dinamizmle olumlulukta yaşayabilirler, olumsuzlukta. Önemli olan o birlikteliğin dönüştürme amacının iyi ve güzel olmasıdır. İşte yaşamın hareketi noktaya vurulduğunda, kağıtta düzene dönüştürülmesidir. Yani yaşam bulmasıdır. Önemli olan da yaptıklarınızın ve yaşadıklarınızın arasında bir denge kurabilmektir. Noktaya sanat, bilim, yaşam açısından bakalım. Hiç düşünmüş müydünüz? Evren içinde dünya noktadır. Uzaktaki bir uçan balon, bir uçak nokta görünümdedir. Ya da tam tersi uçaktan aşağıya baktığınızda, gördükleriniz noktadır. Durduğunuz yere bağlı görmek. Noktalar yanyana gelince çizgi olur. Hani insanlar elele tutuşup halay çektiklerinde yada bedenden duvar oluşturduklarında olan. Noktalar yanyana, üstüste, çapraz konduğunda lekeler oluşur. Fotoğrafta gren, yaşamda dokusal görüntüler oluşturur.

Temel Tasarım: Yaşamın Çizgisi

Sanatın çizgi ile başladığı gerçektir, yaşamın da. Yaşamın çizgisi, sanatın çizgisi kadar önemlidir bu nedenle. Göz nesneyi görürken el çizgiyi gerçekleştirir. Ya yüreğin gerçekleştirdiği çizgiler; karmaşık, sade, sık, seyrek, ince, kalın…Hayallerin çizgisi yaşamın çizgisine dönüşürken kazandırdığı ya da yitirdiği değerleri ile çizgi, nesneyi görme biçimine dönüşür. Çizgi; iki gözün bakışında saklı olan. Bakışın sıcaklığında eriyen ya da soğukluğunda kalın siyah bir görselliğe dönüşen. Yaşamımızdaki noktalar yan yana gelip yeni biçimiyle çizgi olup bir yol izler, uzun ya da kısa olan. Nokta konulup bitiyor mu? Hayır yaşam tek nokta değil ki, bir çok nokta. Bazen yan yana gelip sıralanan bazen yumağa dönen ilişkilerin içinde yer alan. Nokta, yan yana dizilerek uzarken çizgiyi oluşturuyor, insanların birlik olup değiştirebildikleri şeyler gibi, bir biçim yan yana geldiğinde başka biçimler ürüyor. Çizgi sınırları belirleyen oluveriyor. Doğada çeşitli çizgisel yapıyla karşılaşırız. İnsanların çizdiği çizgi, salt kağıda değil kalemle. Yaşamına çektiği çizgi. Farklı, siyah, gri ya da renkli olan. Önemli olan çizginin zengin verilerinden yararlanmaktır, bilinçli bir şekilde ve sevgiyle.

Temel Tasarım: Yaşamda Doku

Nesne ve varlıkların karakteristik birer dış yapıları vardır. Bunun, özellikleri ve etkileri dokuyu oluşturur. İç yapının işlevsel niteliklerini dışa vuran etkidir doku ve doğanın yapısal özelliğidir. Bir ayrıcalık göstergesidir doku. Hani yaşlının cilt dokusuyla gencinkinde ki fark, ya da ağacın veya portakalın dokusundaki ayrıcalık gibi. Doku, yüzeyleri oluşturan bir değerlendirmedir. Gördüğümüz her şeyin özel bir dış yüzeyi-görünüşü vardır. Eğer tasarımcıysanız ya da farklı bakıyorsanız çevrenize doğadaki bu görsellik yaratı olanakları tanıyacaktır size. Farklı tatlar yaşamanızı sağlayacaktır.

Doku, birbirine eş ya da birbirini tamamlayan birim biçimlerin belli sistemlerle yan yana gelmesinden oluşur. Ancak yan yana geliş sistemleri farklılıklar da gösterir. Doğal dokular, bütün içinde birbirini tamamlayarak yapısal bir sistem oluştururlar. Dokulardaki yapısal karakterler, işlevsellikle ilgilidir. İşlevsellik gençlikte ve yaşlılıkta geldiği boyuta göre yerini alır. Dokusal yüzeylerin oluşumu ayrıcalıklar gösterir. İnsanlardaki farklılıklar gibi. Doku çeşit çeşittir. Bazı şeylere, örneğin sevgiye, hüzne dokunamazsınız, ama hissedersiniz, görürsünüz. Görsel doku da böyledir. Bazen de dokunmak gerekir, pürüz gelir elinize, yine duyumsarsınız, hissedersiniz. Dokunmanın tadını yaşarsınız, dokunsal doku örneği. Etrafımıza baktığımızda kentte yaşayanlar betonun dokusunu, kasabada yaşayanlar öncelikle toprağın, ağacın dokusunu görürler. Birileri yapay doku, diğerleri doğal dokunun içinde yaşarlar. Tabii her şeyde, karakterlerde, göz yapılarında farklılık, olduğu gibi dokuda da çeşitlilik vardır; yüzeysel doku, ince, kaba doku, düzenli, düzensiz doku, sert, yumuşak doku. Her şey zıtlığını beraberinde getiriyor. Ayrıca organik, kimyasal, dinamik, geometrik, optik vs. dokuların yanında güncel değişken dokular da vardır, denizin dalgası gibi. Okyanustaki dalgaların yürekte de yaşanması doku tadında…

Temel Tasarım: Yaşamın Zıtlığındaki Denge

“Zıtlık” değince aklıma ilk gelen “birlik” sözcüğü olur. Zıtlık değince hemen çağrışan “denge” sözcüğü yaşam bulur zihnimde. Zıtlık karşıtlığını içinde barındırır. Ve karşıtlığını doğurur.

Öğrencilerime bariz bir şeklide zıtlığı gösteren saydamları izletirken yaşamda zıtlık konusunda bana örnek verebilir misiniz, diye sordum. Söyleşilerde de çokça yaşanan derste de yaşanıyor. Soru soramamak ve konuşamamak ve de örnekleyememek. Soru sorulduğunda şaşkınlık yaşamak. Şaşkınlık zamanlarını geçirsinler diye erkek - kadın dedim. Arkası gelmeye başladı yavaşça. Islak- kuru, gece- gündüz, kapalı-açık, gibi…

Zıtların birliği, zıtların dengesi, her olay zıtlığını doğurur. Zıt gitme, zıddıma gidiyorsun. Zıtlık yapma. Ne kadar zıtlar değil mi? Kontrast olmuş-zıt olmuş. Yaşamda, dilde yerini alıyor zıtlık. Zıt derken dışarıda bırakılan aslında içimizde olan.

Temel Tasarım: Desen

Desen, formu görme yöntemidir. Desen doğrudan renkle değil çizgiyle ilişkilidir.

1- Çizgi ( Matisse, Klee ),
2- Ton ( Rembrandt )
3- Çizgi + Ton ( A. Lifij )
( Ton : Işık ve gölgenin leke ile ifadesidir. )

Desen resim sanatının temelidir. Renkler, ışık ve gölgeler, tablonun genel yapısı, kompozisyonu bu temel üstüne kuruludur. İyi desen çizebilmek, desenin işlevinde yer alan çizgi, hareket, denge, hacim, oran, form (şekil) ritm, kompozisyon, perspektif, ışık ve renk kavramlarının öğrenilmesiyle sağlanabilir. Desen çizerken, önce incelemeli, görmeli öyle çizim yapılmalı. Daha sonra da ayrıntıya geçilmelidir. Ayrıntıya geçerken bütün ile parça ilişkisi kurulmalıdır. Yüzeyin hareketinden hacim kavramı doğar. Eni, boyu, yüksekliği olan her canlı varlığın hacim kavramı vardır.

RESMİNDE ORAN : Bir cismin eni ile boyu arasındaki farka oran denir.

Temel Tasarım: Perspektif

Resim, grafik, rölyef, heykel, sahne dekoru ve mimarlık gibi plastik sanat dallarında ve fotoğrafta; derinliğin, bütünlüğün, devamlılığın, renk, biçim ve çizgilerle yada fotoğraf makinası aracılıyla bilimsel olarak elde edilmesinde izlenilen yöntemlere PERSPEKTİF denir. Kısaca perspektif, üç boyutlu cisimleri, iki boyutlu bir düzlem üzerinde göstermek için kullanılan bir araçtır. Çizgi perspektifi, renk perspektifi diye ayrılır.

Çizilecek bir konunun üç boyutluluğu düşünülerek, bu konu ile ilgili boşluk ve kitle sorunlarını görsel olarak çözmek için perspektif yöntemlerinden yararlanmak gerekir. Cisimlerin gözden olan uzaklıklarına göre şekil ve renklerin belirtilmesi perspektifsel çalışmaları oluşturur. Doğanın ve nesnelerin göz ile görüldüğü gibi bir düzlem üzerinde belirtilmesi; Grek uygarlığı, Çin imparatorluğu, Roma sanatı, Rönesans dönemleriyle yakın çağda ayrıcalıklar göstermektedir. Bu nedenle perspektife ilişkin yöntemler, kuramsal ve uygulama alanındaki bütünlük 20. yy ın ikinci yarısına kadar gelişme göstermiştir. Günümüzde, bir yapının perspektif görünümleri bilgisayar ve diğer elektronik araçlarla yanlışsız olarak çizilebilir. Ancak sanatsal (artistik) yeteneklerle boyanmış veya çizilmiş bir perspektif resim; sanat tarihinin bütün dönemlerinde olduğu gibi bütün çağdaş sanat akımlarında da derinliği, bütünlüğü ve devamlılığı daha canlı ve inandırıcı olarak göstermektedir.

Temel Tasarım: Leke

Leke Açık-koyu Artı-eksi alanlar.
Işık Dolu-boş alanlar Pozitif-negatif alanlar.

LEKE : Resim yüzeyi üzerinde boya ile yapılmış iz. Leke izlenime dayanan bir fırça tuşu halinde resimde yer alır.
LEKE : Resim sanatında yüzeyin homojen biçimde tek renk kullanılarak örtülmüş parçası.
LEKE : Bir sıvının bulaşmasından dolayı bir yüzey üzerinde oluşan renk değişikliği, çay lekesi, boya lekesi, vücudun herhangi bir yerinde görülen renk değişikliği yada benek.
LEKE : Bir sıvının damlamasından yada dökülmesinden yüzey üzerinde kalan, sınırları belli renk değişikliği. Belli renkteki bir yüzey üzerinde başka renkteki kısım.

Lekesel çalışmalardan örnekler; W. Baumeister, K.Malevich, L.Popoua, V.Doesburg, R. Motherwell...

Temel Tasarım: Çizgi

Sanatın çizgi ile başladığı bir gerçektir. Bu nedenle sanat eğitiminde çizgi çok önemli ve temeldir. Göz nesneyi görürken el çizgiyi gerçekleştirir. Önceleri yani çocuklukta hayal dünyası, çizgi yoluyla dışarı vurulurken büyürken dış dünya gerçekliği de eğitim bağlamında, çizgi ile ortaya konur. Nesneyi görme biçimi, zaman içinde görme alışkanlığı geliştikçe temel elemanlara indirgenmeye başlar. Örneğin iki figürün gözleri arasındaki bakışın çizgi oluşturması gibi. Çünkü çizgi, gözü kalınlık üzerinde değil, izlemiş olduğu yol üzerinde gezdirir.

Temel Tasarım: Müzik ve Sahne Sanatları

Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü ( Duysal Tasarım Programı, Müzik Toplulukları Programı ) ; nokta elemanı ile müziğe - sese dayalı düzenleme

Müzikte Puantilizm ( Nokta ) : Tek ögeden başlayıp ona yapılan eklemelerden oluşan bir süreç sonucunda yapılar oluşturulur.Kompozisyonda puantilizm, her biçim noktadan, yani tek bir notadan üretilmelidir anlayışına dayalıdır. Tek tek aralıklar ve ilişkileri söz konusudur.

Modern Dans Programı; nokta elemanı ile dansa – devinime dayalı düzenleme

Bileşik Sanatlar Programı ; nokta elemanı ile boya , kolaj vb. malzemeyle gerçekleştirilen görsel düzenleme

Sanat Yönetimi programı ; nokta elemanı ile söze, yazıya dayalı düzenleme

Malzemeler: Resim kağıdı, siyah çini mürekkebi, tarama ucu, rapido, pilot kalem, fırça, kolaj malzemeleri , fotoğrafi malzemeleri, cetvel vs.

Temel Tasarım: Görsel Tasarım Fotogram

Fotoğraf - Video Programı ; nokta elemanı ile fotoğrafa dayalı düzenleme

Objektifsiz fotoğraf yöntemi olan fotogram, yarı saydam ya da saydam olmayan objelerin siyah-beyaz veya renkli fotoğraf kağıdı, fotoğraf filmi ya da ışığa karşı duyarlaştırılmış herhangi bir obje üzerine yerleştirilerek pozlanması ve normal kağıt banyosu işlemlerinin yapılmasıyla elde edilir. Pozlama sırasında verilen f-değerlerine, objelerin saydam, yarı saydam ya da saydam olamamalarına; hareketli ya da hareketsiz olmalarına göre gri tonlar artar ya da azalır. Objenin dışında şablon da kullanılabilir. Baskı sırasında agrandizör objektifinde orta f-değeri seçmek ( 5.6f, 8f gibi ) gri tonları daha rahat elde etmeyi sağlar. Objektif önüne dokulu camlar konarak çok değişik sonuçlar da alınabilir. Fotogramda kompozisyon çok önemlidir. Bundan dolayı baskı öncesi tasarım gereklidir.

Temel Tasarım: Bilgisayarda ‘Nokta’ Tasarımı

İletişim Tasarımı Programı ; nokta elamanı ile bilgisayara dayalı düzenleme.

Nokta, eni boyu ve yüksekliği olmayan boyutsuz bir elemandır. Gerçekte böyle ideal bir varlık bulunmadığından, noktayı bütün boyutları biribirine eşit olan küre (yüzey üzerinde daire) ile belirtmeyi seçtim. Yaptığım işte bir gurup beyaz daire siyah zemin üzerinde perspektife göre giderek uzayan ya da kısalan sıralar halinde dizilerek, iki boyutlu bir yüzeyde derinlik etkisi yaratmaktadır. Dairelerin üzerindeki siyah boşluklar karanlık alanları belirtmekte, beyaz ve gri kısımlar ise sahnedeki bir ışık merkezinden yayılmaktadır. Aydınlık ve karanlığın bu biçimde dağılımı derinlik etkisini arttırmaktadır.

Temel Tasarım: Görsel Tasarım Uygulama

• 35x50 Boyutundaki resim kağıdı 15x15 boyutlarında karelere ayrılır. Nokta elemanı ile öncelikle siyah beyaz tekniğiyle düzenleme yapılır.
• Daha sonra yapılacak araştırmada, yorumda farklı programların kendi dilleri ile uygulama yapılmasına olanak tanınır. Böylece ortak alınan Temel Tasarım dersinde öğrenilenler farklı alanlarla ilişkilendirilerek yaratıcılığın ön plana çıkarılması sağlanır

Temel Tasarım: Görsel Tasarım Öğeleri Nokta

Nokta, görsel anlatımın temel ögelerinden biridir. Objektif tanımı ile yer belirleyici bir işarettir. Görsel olarak nokta; bulunduğu yere göre küçük, merkezsel benektir. Bir nokta mekan içindeki ( uzaydaki ) bir pozisyonu ( durumu ) gösterir. İki çizginin birleştiği ya da kesiştiği yeri gösterebilir, bir düzlemin köşesini, bir işareti, bir yeri belirler. Nokta düzensizliğin içinde ilk düzen elemanıdır. Nokta, geometrik olarak görselliğin anlatımında çeşitli büyüklüklerde, boş ya da dolu yuvarlaklar olarak değerlendirilir.

Biçimi oluşturan elemanlardan biri olan nokta, düzen içersinde sözü bulunan bir elemandır. Noktanın yüzey üzerinde sayıları arttıkça etkileri de değişik olur. Tek başına durgunluğu ifade eden nokta çoğaltıldıkça giderek dinamizme, ritme ya da kargaşaya dönüşebilir. Noktalar yanyana geldiklerinde birbirleriyle ilişkiye girer, bu bağıntı bazen çizgiselliğe bazen de lekeselliğe dönüşebilir. Noktanın yanına ikinci bir nokta geldiğinde kompozisyon ilkeleri başlar. Nokta bulunduğu yer ve çevreye göre noktadır. Evren içinde dünya noktadır. Çok uzakta bir uçak ta nokta izlenimi verir. Renk olarak ta gri imajı verir.

Temel Tasarım: Fotoğrafta Işık

Fotoğraf ışıktır. Fotoğraf yapmanın ilk adımı olan ışık, fotoğraftaki görselliğin nedenidir. Nasıl resim boya ile çiziliyorsa fotoğraf ta ışıkla çizilir. Bir çekimde fotoğraf makinasının ayarları ışığa göre yapılır.Çünkü fotoğrafın kaynağı ışıktır. ( Photo Yunanca ışık anlamına gelir ) Bir ölçüde fotoğrafın başarısı ışığa bağlıdır, yani ışıklandırmayı doğru yapmak gerekir. Işığın en önemli işlevi fotoğrafın çekilmesini sağlamaktır. Eğer fotoğrafın bir bölümüne ışık yeterli gitmezse siyah çıkacaktır. Aşırı ışık alan kısımda beyaza kaçacaktır. Öğle ışığında çekilen bir fotoğrafta her şey çok sert ve daha kontrast olacaktır. Sonuç olarak gerek yaratılan ( yapay ) ışık kaynağı gerekse doğal ışık olsun doğru kullanılması önemlidir. Çünkü ışık fotoğrafın temel taşıdır. Bu nedenle ışığı iyi bilmek ve buna göre de iyi değerlendirmek gerekir. Çekim sonrası karanlık odada da yapılan işlemler, ışıklamaya dayanır, yani fotoğraf ışıkla başlar, ışıkla biter.

Temel Tasarım: Işık Konusu İçinde Şekillendirme Çalışmaları

Belli ölçülerdeki kartonların çeşitli sistemlere ya da sistemsizliklere göre bölümlenip kesilmesi, kesilen kısımların çıkarılması, burulması, bükülmesi, kırıştırılması ve boş - dolu alanlar elde edilmesiyle ışık değerlerinin şekillendirmede anlatım olanakları araştırılır.

Işık olaylarının daha iyi algılanabilmesi için, yapılan bu şekillendirmenin ışık değerleriyle resimlenmesinde gözlemlerin kalıcılığı açısından önemlidir.

Temel Tasarım: Işık Konusu İle İlgili Uygulama Çalışmaları

A ) Kurşun kalemle siyah - beyaz arasındaki ışık değerleri açıktan koyuya doğru eşit kademelerle skala halinde araştırılır.

B ) Açıkla koyu arasında bir çok ışık değerlerine sahip olan renkli dergi resimleri kesilerek yeni bir düzenleme oluşturulur. Bu düzenlemede, anlam ve biçim yönünden bir içerik düşünülebilir. Kolaj olan bu çalışma başka bir kağıda kalemle yada boya ile aktarılır.

C ) Doğal değerler resmedilir. Obje üzerinde ışık değerleri tespit edilerek skala halinde gösterilir.

D ) Işık değerleriyle etüt edilen objeden kaynaklanan ya da ayrı bir düşünceyle derinliksel çalışmalar yapılır. Bu soyut yorumlamalar rölyef karakteri gösterir.